Ana Sayfa Hakkımızda Forum Dosyalar Fotoğraflar ZiyaretçiDefteri İletişim
Üye Girişi
Kahtanet.com
 
 Üye Listesi
 Yazarlar
 Kahta
 Nemrut
 Resmi Kurumlar
 Köyler
 Menzil
 Gelenek/Kültür
 Fotoğraflar
 Videolar
 Mahalli İdare
 Sivil Kurumlar
 Siyaset
 Ünlüleri
 Gülleri
 Turizm
 Spor
 Ulaşım
Linkler
 
 HABER ARŞİVİ
 KAHTALILAR ALBÜMÜ
 YOUTUBE VİDEOLAR
 SİTE İSTATİSTİK
Anket
 
En Başarılı Milletvekilini Seçiniz

Ahmet AYDIN
F.Hüsrev KUTLU
Mehmet ERDOĞAN
Şevket GÜRSOY
Şevket KÖSE

 
Site Haritası

 
 
Kahta Makaleler-2

Kahta'da Görev Yapmış
Bir Öğretmenin İzlenimleri

Aşağıdaki makale, Kahta ilçemizin Çobanlı (keyraş) köyünde yaklaşık 10 yıl görev yapmış bir öğretmenin izlenimleridir. Köyümüzü ve insanlarımızı tahlil eden bu makaleyi sizlere sunarken, öğretmenimize bu katkısından dolayı teşekkür ediyuruz. Kahta'da görev yapıp ve şimdi dışarıda yaşayan tüm fahri hemşehrilerimizi edindikleri izlenimlerini bize yazmalarını bekliyoruz.


Bu satırları,dostluğu bilen Çobanlı Köyünün değerli insanlarına ithaf ediyorum.

Yoksulluğu Çocuklarına Miras Bırakmak İstemeyen Bir Köy: Keyraş
Bana,'Bu sitede, Kahta ile ilgili izlenimlerini ve duygularını yazar mısın?'önerisi geldiğinde; neleri yazacağımı ve nelerin altını çizeceğimi biliyor ve de bunun kolay olacağını düşünmüştüm. Yazmaya başladıktan sonra hiç de öyle olmadığını gördüm. Anladım ki yazmak kolay bir iş değildi. Toplum olarak çok konuşan ancak az yazan öznel bir karektere sahip olduğumuzu unutmuştum. Zaten sözlü edebiyatımız da, az gelişmişliğin bir sonucu olarak şekillenen bu özelliğimizden beslenmiş olsa gerek.Kahta'yı yazmak zor iş gerçekten.Yine de yazmaya çalıştım:Kahta'yı ve Kahta'nın değişen ve değişmeyen yüzünü.

Yıllar önce adını sıkça duyardım Kahta'nın; Nemrut heykelleri,Cendere Köprüsü'yle, çocuksu ama sosyal dönüşümü zorlayan ve 1980'lerde Adıyaman cezaevi koğuşlarında noktalanan gençliğin serüvenini... Nihayet ,95'lerde Kahta'ya atamam yapıldığında,mutluydum ve heyacanlıydım. Ancak Çobanlı Mahallesi'ni görünce içimdeki güzel duygular yerini; endişeye,iç sıkıntısına ve karamsarlığa bıraktı.Gördüğüm; yalnızlık,gizemlilik,kapalılık ve bir o kadar da ilgisizlikti.. Elbete bu duygu ve düşüncelerim değişecekti. Değişikliği yaratan etkenlerin başında, Çobanlı halkının değişen ve değişmeyen üretim alışkanlıkları,kültürlerini korumadaki direnç ve mevcut olanın ihtiyaçlarını karşılayamaması halinde değişmeye yönelmedeki becerileri ve değişmeye olan yatkınlıkları gelir. Sofi olarak yaşadığı halde kızlarını okula gönderme çabası ( tüm tenkitlere rağmen köy halkına öncülük etmesi) tezatlık olarak görülse de,bu duruşta bir çelişki olmadığını gördüm..İnsanlar,bir taraftan kendisinin tamamlayıcısı olduğunu düşündüğü değerlerden vazgeçmez iken,öbür taraftan da çağın dayattığı olanaklardan da uzak durmuyorlardı. Çobanlı Köyü, değişen ve değişmeyen taraflarıyla Kommagene Krallığı'nın yanıbaşında kurulmuş;çukura gizlenerek çevresinde esen güçlü değişim rüzgarına karşı kendini korumaya çalışır gibi durmaktadır.


Ekonomik ve Sosyal Durum:
Köyü gördükten sonra ilk izlenimlerim şunlar oldu: Büyük aileler çözülme sürecine girmiş;genç yaşta evliliklere rıza gösterme keyfiyetini dindarlığa sığdıran;faizle ilişkisi hep söylenen; kız çocuklarını çok çalıştıran, ancak okula göndermeyi kulak arkası eden ve mirasdan uzak tutan; aralarındaki anlaşmazlıkları,topluma ait ortak işleri yapmamada gerekçe gören; okula karşı ilgisiz,ancak anlaşmazlık halinde şikayeti marifet bilen,tutucu-muhafazakar ve riskten çok güveni ön planda tutan,tutumlu bir toplum buldum karşımda. Genel çoğunluk yoksuluk sınırının altında bir gelire sahip olmakla birlikte,"yoksulluklarını çocuklarına miras olarak bırakmak" istemediklerinden eğitime önem verdiğini ve çocuklarının kurtulması için çabaladıklarını görür ve anlarsınız ".Yoksulluk, insanlık tarihinin en eski sorunlarından biri "olmasına karşın, bunu sorun olarak ele alıp çözmede yeterli çaba ve niyetin olmadığını görürsünüz..

Yoksulluğu sadece geçimle sınırlamaz, daha ileri giderek, geçinmek için gerekli temel yiecekler ve bu yiyecekleri temin için gereken gelir,ayrıca giyim,sağlık eğitim,barınma ve eğlenme ihtiyaçları göz önüne alınarak çerçevesi çizildiğinde,yoksulluğun boyutunu daha iyi görmüş olacağız Topraklarının çoğunluğu iki aileye ait olmakla birlikte,az topraklı ve topraksız köylüler de vardı.Mülkiyetle olan ilişki düzeyi, hem sosyal hem de eğitimle olan ilişkisinde kendisini net bir tarzda göstermektedir.Önceleri köyden ayrılışlar, az topraklı ve topraksız ailelerde görülmekte ve geçici -mevsimsel iken, şimdi kalıcı ayrılışlara tanık olmaktayız.Daha önceleri köylerini terkedenlerin bir kısmı,toprakla ilişkisini kesmeden ticaretlede alakadar olmuşlar.Başarılı olanlar köy yerini geçim alanı olarak kullanmaktan uzaklaşmışlar.Başaramayanlar ise köye geri dönmüşler.Bu girişim,başkaları üzerinde olumsuz etki yaratmış;yeni girişimler için cesaret kırıcı etki yapmıştır.Şimdiki insanların köyden çıkışları ticarete atılmak için değil, ekmek paralarını kazanmaktan ibaret...Ne iş olursa olsun,çalışmaya razılar. Hatta,toprağı olanlar da köyden ayrılma serüvenine dahil oldular.Topraksız aile bireyleri, ücret veya ürün karşılığı olarak iş yaparak ,köyün mülkiyet sahipleri kadar üzerinde ekmek kazandıkları bu toprakları yurt biliyorlardı. Ne yazık ki buralar,ekmek kazanmak için başka yerlere gitmek üzere terkediliyordu.

Çocuklar: Küçük Tütün İşçileri
Geçim kaynaklarının başında tütün gelir.Tütüne uygulanan kotadan ötürü bu tanımlama geçerliliğini kaybetmiştir artık.Geleneksel ürün yetiştiriciliğine zorunlu dönüş başladı.Baraj yapımı sonrası tükenme noktasına gelen üzüm yetiştiriciliğine yeniden dönüldü.Ancak ürün alacak safhaya gelinmediğinden sonuçları üzerine birşeyler söylemek erken.Bağbozumu ,tütün dizme zahmetinden kurtulmak demektir,çocukların dünyasında...
Azalan tütün dikimi dışında buğday,nohut ve mercimek de yetiştirilmektedir. Köy halkının büyük bir bölümü,tütünle uğraşından arta kalan zamanlarında da uzak veya yakın yerleşim birimlerine çalışmak üzere gittiklerinde köy boşalır. Kaysı, pamuk,patetes,fındık vs. toplama zamanında konuşacak insanı bulmak çok zordur. Bu dönemlerde en çok aranan eleman; çocuklardır. Çocuk işçilerin yetenek ve sorumlulukları görülmeye değer...

Hele, sabahın erken saatlerinde, altında zarzor yürüdükleri yoğurt bakraçlarıyla şehir merkezine doğru;bir hedefe ulaşmanın kararlılığı ve titizliğiyle, hızlı adımlarla yürüyen çocuksu bedenlerin,yorulan, üşüyen elleri ve utangaç yüz ifadeleriyle, üç-beş kuruş için sokaklarda müşteri arayan çocukların gururlu mücadelesini görmelisiniz. Elleri öpülesi çocuklar.... Takdir edilmeyen,görülmeyen bu çocukların en mutlu oldukları an ise, yaptıkları ticaretin sonucunda fırından aldıkları sıcak ve yumuşak şehir ekmeğini midelerine indirdikleri andır. Duygu dolu bir resim... Yolda, karşılaştığınızda onları arabaya almışsanız,mutlulukları kat kat artardı. Ancak, lokmaları boğazlarına takılırdı; utanırlardı. Ama bir şeyi asla unutmazladı; size de ikram etmeyi... Yoğurtçu çocuklar yaşamı böyle öğreniyorlardı.

1995'lerden bu yana çok ciddi değişimlerin yaşandığına tanık olduk.Yol ve su ciddi bir problem iken; bugün,her evde su var.Yol asfaltlanmış isede,Kahta merkezine gitmelerde değişme yok;tabana kuvvet... Şehir minibüslerinin güzergahı buraya yönlendirildiğinde ulaşımdaki sorun da çözülmüş olacaktır.İkinci kademede, taşımadan ötürü şimdilik sorun yok;ancak orta- öğretim öğrencilerinin en büyük çilesi ulaşımdır.Bu mesafeyi yürüyen öğrencilerin her anlamda yıprandıklarını görebilmek zor olmasa gerek.
Sabahın erken saatlerinde, kahvaltı yapamadan yola çıkan çocuklardan başarı beklemek hayaldir. Ancak,yaşadıkları bu olumsuzluklara karşın okul perfomanslarının kötü olduğu söylenemez. Yoğurtçu çocuklar eğitimi seviyorlar. Okulumuz,eski ve yeni olmak üzere iki dersliğe sahiptir.Birinci bina kırk yıllık bir barakadır.Burayı ısıtmak zordur;kırık olan kapı ve pencerelerini onarmış olsak bile. Onarmak mı? Nerde!? Bugüne kadar her yıl üç öğretmen çalışırken, bu yıl öğrenci sayısı çok düşmüştür.Temel sebebi;genç kuşağın, ya Kahta merkezine ya da başka kentlere sanayi işçisi olmak üzere göç etmiş olmalarıdır.

Şehirlere göç artarak devam etmektedir.Bu da öğrenci ve öğretmen sayısında düşmeye sebep olmaktadır. Uygulanan neo-liberal ekonomik politikalar,kırsal-tarım kesimini hızla çözmektedir;geleneksel tarım ürünleri üretimi terkedilerek,tarım toplumunun riskli bulduğu ve yaşam standartlarına uygun görmedikleri sanayi ürünlerinin üretimine zorlanma,kırsal kesimden şehirlere işgücü göçünü artırmaktadır. Hata bu durum,kırsal kesimde gençlerin,artan ölçüde tarım alanından çıkışına sebep olmaktadır.Kent merkezlerine kurulan küçük ölçekli iş merkezlerinde sanayi işçisi olarak hayatlarını sürdürmeye,köy nüfusunun ve köyün sosyal -kültürel ve ekonomik yapısında değişmeleri zorlarken;bazı toplumsal değerleri de erozyona uğratmaktadır. Kültürel değişimin sancıları yaşanırken,bu durumu kabullenmede (yaşamsallaştırmada) zorlanma görülmektedir.Gençlerdeki sosyal statü değişikliği, sosyal vb.sorunları da beraberinde ortaya çıkarmaktadır;genç kuşakta belirgin düzeyde yabancılaşma ve çatışma hali görülmektedir.

Çobanlı Değişiyor mu?
Uygulanan neo-liberal politikalar sonucu gizli tarım işşizliği artmış;köy nüfusu azalma eğilimine girmiştir; bu da kentlere göçü hızlandırmıştır. İhtiyaçların tanımı ve çerçevesi değişmiş;toplum,kendisini etkisi altına alan ve yıkıcı etkisi büyük olan küreselleşme dalgasına karşı hayata kalabilmenin çabası içindedir.Her yönüyle savrulma yaşanmaktadır.Toplum geleneksel bazı değerlerini yitirmektedir.

Mevsimlik işçi olarak yakın ve uzak merkezlerde kazandıkları yeterli olmasa da kendilerini ve bazı değerlerini koruduklarına inanıyorlardı. Bazı değerler onların doğrusuydu.Yeterli ve dengeli beslenmeleri olmasa da,mutluydular. Bireylerini yerinden yurdundan eden zorlamalar aileleri parçalamakta,dolayısıyla ortaya çıkan yabancılaşma olgusu,ahlaki ve sosyo-psikolojik yıkıntıları ortaya çıkarmıştır.Kırsal alanlardaki toplumsal dayanışma kültürü tekedilmiş, bu değerlerin yerini aşırı bireyselleşmeye ve dolayısıyla kabulü zor sosyal ilişki darlığı almıştır. Yakın akraba evliliği devam etse de,etkisi zayıflamıştır.Hele yeni genç kuşağın,yakın akraba evliliklerinin sakıncalarının olduğu bilinciyle, yakın akraba evliliklerine mesafeli duruşu sevindiricidir. İstisnalar olsa da Çobanlı ve halkı değişiyor...

Siyaset üretimi de değişmişmeye yüz tutmuştur; bireysel ve ailesel çıkarlar öne çıkmıştır.Ancak,genel -geçer eğilim, yine de dine ait değerlere seviyeli yaklaşan partilere duygusal bir yakınlık ve oy kullanımı vardır. Oy kullanımında oyun rengini belirleyen aile büyükleridir.Bu yetkileri her geçen gün zayıflamaktadır. Siyaset üretiminde ve siyasi tercihlerinde,tarım çalışanlarının çıkarları ve doğru tarım politikası dikkate alınmaz iken;bugün, tarım toplumunun çıkarları ile çelişen karar ve politikalara tepkiler gelmektedir.Bu durum, bireyleri ve aileleri farklı tercihlere yöneltmektedir.Siyaset çeşitlenmiştir. Genelde, sorgulamayan bir toplum iken;artık sorgulayan,doğrularının çerçevesini çizen bir topluma dönüşümün belirtileri belirmiştir.Siyasete damgasını vuran" ailelerin siyaset tekeli" kırılmaya başlamıştır. Bireylerde,günümüz dünyasının değişen yüzünü,ihtiyaçlarındaki genişlemeyi ve yarınki dünyayı anlama bilinci oluşmuştur. Bu da, onların, tercihlerine,ilişkilerine ve sosyal-siyasal duruşlarına yansımış; farklılaşma, değişme ve ayrışmasında etkili olmuştur.

Çobanlıların, aydınlanmadaki yerlerini her zaman koruyacaklarına inanıyorum. Bu beceriyi elde etmede KERAŞ YOĞURDUnun etkisi tartışılmaz. Deneyin ve görün... Artık ilköğretimle sınırlı düşünülen eğitim talebi ve meslek edinme darlığı aşılmıştır.Yeni kuşak,daha kaliteli ve yüksek eğitim almanın sonuçlarını ve bunu elde etmede üzerine düşen görev ve sorumluluklarının farkındadır.Toplumda,okumanın,üniversiteleşmenin kendisine daha kaliteli bir yaşam sunacağının farkına varış mutluluk vericidir.Bu yıl yirmiyi aşkın lise mezunu,üniversiteye giren ağabeyleri gibi hedeflerine ulaşmak için ter döktüler.Onlar başarır...

Başaracaklar.....Çünkü onlar Keraşlı'dırlar.

"Birey, potansiyel güç ve iradesini yönlendirebildiği ölçüde kendisi ve özgür -ve de 'başarılı' olabilmektedir."

Mehmet BOZA, Tarsus/Mersin,  e_mail: cagdasboza@hotmail.com




5 Yorum - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam124
Toplam Ziyaret145249
 
Güncel
  Bayram Namazı: 06:44

BU GÜNÜN FOTOSU-Çrş

Nöbetçi Eczaneler

 
Yazarlar
 
Mahmut CANTEKİN
Vicdanının sesini dinle

A. Karabiber
Moda ve Cinsellik

Prof.İsmet TURANLI
Referandum Mitingleri

Eleonore DÖRNER
Kahta'nın Havası ve Suyu

Dr.Kemal KARABİBER
Oruc ve Kur'an

Haci SAĞLIK
Mistik Ülke: İran

Hikmet KIZIL
Ahval-ı Şair

Mahmut CANTEKİN
Kır kafandaki karakolu

Ramazan AYDIN
12 Eylülde yatılı bölge okulu

Melikşah ARMAĞAN
İnadına Yaşamak

Ulusal BASIN
Hayır Çıkarsa!

 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım