Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam389
Toplam Ziyaret695622
Anket
Nemrut Dağına çıktınız mı?
 
Loading
  Site içinde ara
 

Bir Portre: Mahalli Sanatçı
Horikli Osman (Ulaş) - Osi Horigi

1958 yılında Kahta'nın Horik köyünde doğmuştur. Beş kardeşin en küçüğü olan Osman, üç yaşındayken babasını kaybetmiştir. Dul kalan annesi, köyün ağası Ali Osmané Xané (Ali Işık)'nin evine çeşmeden su taşıyarak, ağanın karısına ev işlerinde yardım ederek ondan aldığı yardımla çocuklarını büyütmüştür. Osman'ın çocukluğu ise ağanın ve köylünün çobanlığını yapmakla geçmiştir. (1)

Horikli'nin müzik yeteneği ilk olarak, sanata meraklı ve bizzat halk oyunları ekibi yetiştirecek kadar yöre kültürü hakkında bilgi sahibi olan Ali Osmané Xané'nin evinde düzenlenen, akşam başlayıp gün doğana kadar devam eden dengbéj gecelerinde fark edilmiştir. Bu gecelere katılan Mehmed Cané Selem, Xefariyé Kör gibi yörenin önde gelen dengbéjlerini dinleyen Osman, böylece müzik bilgisinin temellerini atmıştır. Sesinin güzelliğiyle küçük yaşta dikkat çekmeye başlayan Horikli'ye kullandığı ilk enstrüman olan sazı ise Ali Osman Ağa kendisi yapıp hediye etmiştir.



Horikli Osman'ın el yapımı bağlamasıyla çektirdiği 18 Mayıs 1978 tarihli fotoğrafı.
Horikli Osman'ın Kahta belediye düğün salonunda yapılan bir düğünde, ismini tespit edemediğimiz bir seveniyle çekilmiş fotoğrafı.


Osman'ın sesinin güzelliğini fark eden annesi ise onun imam olmasını istemiştir. Bu sebeple oğlunu, her gün Kâhta şehir merkezindeki Kuran kursuna göndermiştir. Dinî eğitimini tamamlayan Osman, gençlik yıllarında Kâhta'ya bağlı Hasdigin (Hasandiğin) köyünde fahri imamlık yapmıştır. Daha sonra sanatını icra edebilmek için imamlığı bırakmıştır.

Horikli Osman'ın bizim ancak üç tanesine ulaşabildiğimiz, ikisi İstanbul'da, biri Gaziantep'te ve biri Malatya'da yapılmış dört adet stüdyo kaydı kasedi vardır. Bunlar: Kadoramın (Qederamın), Şıvano, Velatemın Şirine.



Horikli Osman'ın Ramazan Garipses ile çekilmiş bir fotoğrafı (Karedeki 3. Kişiyi tespit edemedik).

1984 yılında fahri imamken Gigan köyünden Sakine (Baruk) hanım ile evlenen Horikli Osman'ın Kibar, Barış, Yunus, Sidar, Kadriye ve Bedriye adlarında altı çocuğu vardır.

12 Şubat 2002 tarihinde geçirdiği kalp kriziyle Kahta'da vefat eden Horikli'nin yetiştirdiği Nebi Demirel, sanat hayatına İstanbul'da devam etmektedir. Horikli'nin küçük oğlu Yunus Ulaş ise Türkiye genelinde katıldığı ses yarışmalarında çeşitli dereceler elde etmiştir.

Horikli Osman'ın kendi sesinden "Pepügamın" parçasını Kürtçe ve Türkçe olarak aşağıda okuyabilirsiniz:

<Papügamın parçasını kendi sesinden dinlemek için tıklayınız>

<Nebi Demirel'in "Pepügamın" parçasını yeniden yorumlayışı için>


PEPÜGAMIN (2)
Vay mı go dı réda, pepügamı réda, bılmezamı réda, lé zalımamı réda,
‘Ömremı sévi'y xelké neçar sağbü dı iş u karé xelkéda...
Helâ tı vere desté xwa destémı ke k'eme xwa berdın bınî mala rünın bın sîka vé daréda,
Emé gıl u gazıncé xwa dıhewda bıkın, lé lé sevemé, dı sérı u dı bınyéda...
Kı çı hat(i)ye serémı lavké delal, oy dev pénç salé wırda, lé lé dı génc(i)yéda oy oy...

Vay mı go de haye, pepügamı haye, bılmezamı haye, lé zalımamı haye...
Wé sıvengé bân-ı te dıkıme lé lé zalımey dengété naye...
Hele vere te nediye kı sal-a isal Ferat i raviye xwa daye lı ber-i Çâ'ye,
Lé lé zalımey ‘ömr-é kı çü dı wé dınyéda car dı naye...
Sal-a isal ezi nexwaşım ta dıgırım; ta ka wé mırıné,
Hele vere te ned(i)ye kı sıveka sıva Xwedé,
Oy ser mı lavké delalda qe ji nayé, vay bılmezamı qe ji nayé...

Vay mı go de hâne, pepügamı hâne, bılmezamı hâne, léy sürtügamı hâne,
Kı xulxulé kan(i)yé gönde me'y rezilo,
Ser-i xwa radıkıne dıwén(e) em çâne...
é le mı'dgo té ned(i)ye kı golıké nawé naxıré
Buçıké radıkıne dıvén(e) em gâne...
Kı qülé wi zemani é kı rüyé du(hı)ni şenedıkıri keré siyarbın,
İro ralıştıne direksiyoné texsiya u matora,
Dıvén(e) em ağane, vay bılmezamı em ağane oy...

Vay mı go de şewe, pepügamı şewe, bılmezamı şewe, léy sürtügamı şewe,
Hele wé iwaré,pez-i malé baw-i te'y tereso xwa berda bıni mala, tı vere jorda dınawkewe,
Rale piyémı lavké delal, bere lı qunc-i odé dîne, ci(hi) ki mı bıke,
Hemézé xwa'l naw sımélé mıni zeri bere hewe...
Bıra eşq-a dılémın-te rawe mina eşqa Mem u Ziné,
Ferat-é Biracıké vay Çâ'me Gexté,
Pél u pél lı hewkewe, vay bılmezamı'l hewkewe...

Lé léy zalıméy mı'd go te ned(i)ye te wé sıvengé,
Xwa daye ser-i wé sıwingé te oş u oşe,
Hele mı bân-ı te dıkıro, tı xewer mede,
Lé lé kıvaramı, xeverdâne boşe,
Mı sal-a isal ber-i xwa daye Istembul-a şevıti,
Bıra séw u sotariyé göndéme'y rezilo,
Bân-ı te nekın, nevén, "Vere mı xwa berda kuşe..."
Lo lo lavıko qurban te ned(i)ye kı sév u sotariyé göndéme'y rezilo,
Lı bajaré Istembul-a şevıti wegeriyane,
Mı xwa jorda berdayé piş(y)é,
Hele mı go kâné lawké delal i çı kare, çı işe,
Dıgo te ned(i)yekı lavıké delal,
Lı bajaré Istembul-a şevıti, lı semta Texteqelé,
Xwina de(he)v heft méra i dé(hé)ndare,
Ralışt(i)ye buçké şüşa, tımi serxwoşe, oy...

Vay mıgo lı derda,pepügamı derda, bılmezamı derda, léy zalımamı derda...
Derdémı sévi(y) xelké(y) neçar bılınd büne xwa jurda dane ser-i derda,
Bıra küçıké te'y mérıka lı te bıqarya berw-ı maléme tı bı gerda,
Mı hemézé xwa'l naw gerdané te bı hewda,
Zalımé te'y bawa, teresé te'y bıra dı sermeda bata,
Bı dasık kot u tı bıkuşta jurda e(z) bı serda,
Bıra xwina me herdu bılmeza dı nawhew verda
Mina muté Entaw'é, masté goçera,
Vay dümané qere tıryané, yaveş yaveş naw hew u tım tam berda,
Vay bılmezamı tım tam berda...


Türkçesi
Ey benim kumrucuğum, zalim ve cahil sevdiğim,
Ben ömrü elâlemin işlerinde çalışarak geçmiş yetim çocuğun,
Gel de tut elini,
Köyden uzaklaşıp,
Bir ağaç gölgesine oturalım,
Oturalım da (sana sevdalandığım) on beş yaşımdan beri,
Başıma gelenleri,
Dertlerimizi ve sitemlerimizi,
Konuşup anlatalım...

Ey benim kumrucuğum, zalim ve cahil sevdiğim,
İşte hâlimiz böyle böyledir...
Şu sabah vakti sana seslenirim,
Seslenirim de duyuramam sesimi...
Görmez misin bu yıl Fırat suyu yükseldi,
Yükseldi de Kâhta Çayı'na kadar geldi,
Ama asıl gelmeyen ömürden geçen gündür,
Hasta düştüm, ölüm döşeğinde,
Ecelimi beklemekteyim,
Gecelerim sabaha kavuşmayacak kadar uzayıp gidiyor...

Ey benim pepuk kuşum, cahil ve yosma sevdiğim,
İşte hâlimiz şöyle şöyledir...
Rezil olasıca köyümüzün fokurdamaya başlayan çeşmeleri,
"Biz büyüdük, döndük ırmağa",
Kuyruklarını dikip dolaşan buzağıları,
"Biz büyüdük, olduk boğa",
Dün eşeğe binmeyi beceremeyen insanları,
Bugün otomobil ve traktör sahibi olunca,
"İşte biz de olduk ağa"
Der oldular, oy...

Ey benim kumrucuğum, cahil ve yosma sevdiğim,
Yine akşam çöktü üstümüze...
Karanlık basarken babanın koyun sürüsü köye dönünce,
Gel ve (sürünün çobanı olan) beni kolumdan tut,
Odana götür ve döşeğine oturt,
Sarıl bana ve kollarını sarı-kızıl bıyıklarımdan aşırıp
Boynumda tut...
Sevdamız Mem ile Zin'in aşkı,
Kâhta Çayı ile Fırat sularının,
Birleşmesi gibi,
Dalga dalga karışıp aksın...

Zalim sevdiğim, şu sabah vakti,
Eşikte durmuş, söyleniyorsun...
Kibarım, bırak söylenmeyi,
Konuşmakla bir şey elde edilmiyor...
Bu yıl yanasıca İstanbul'a, gurbete çıktım,
Rezil köyümüzün başıboşları,
Senle uğraşıp kötüye çıkarmasın adını,
(Aşağıdaki kısa bölüm kızın dilindendir)
-İstanbul'dan dönen köy gençlerine,
Sordum,
Ne halde olduğunu,
Elinde içki şişesiyle,
Öğrendim, Tahtakale'de,
Boğazına kadar borçlanmış kaldığını...

Dertlerden konuşalım kumrucuğum eey dertlerden!
Cahil sevdiğim, zalim sevdiğim,
Ben fakir ve yetim çocuğun üst üste yığılıp kalmış dertlerinden...
Kocan olacak köpek seni kovsaydı evden,
Kovsaydı da gelseydin bize,
Haysiyetsiz kardeşin, baban olacak zalimle,
Gelip sarılı görseydiler bizi birbirimize...
Kör bir orakla öldürseydiler ikimizi birden.
Biz iki sevdalının,
Karışarak aksaydı kanlarımız yerlerde...

HAZIRLAYAN:
Abdullah KOÇAL
www.kahtanet.com
kahtanet@hotmail.com

NOTLAR:
(1)
Horikli, yetimliğini ve köylünün çobanlığını yaptığını, bu çalışmamızda Kürtçe orijinal hâlini ve Türkçe çevirisini verdiğimiz ‘Pepügamın' adlı kılamında "Derdémı sévi(y) xelké(y) neçar/Ömremı sévi'y xelké neçar sağbü dı iş u karé xelkéda" dizeleriyle ifade eder.)
(2) "Pepük" kelimesi Kürtçe sözlükte "guguk kuşu" olarak tanımlanmakla birlikte yörede "yusufkuşu" ve "kumru" için kullanılır. Bu parça Horikli Osman tarafından iki defa okunmuştur. Metni oluştururken esas aldığımız kayıt, bizzat Horikli tarafından stüdyo kaydının üzerinde değişiklikler yapılarak oluşturulmuş ev kaydıdır.




5 Yorum - Yorum Yaz